ArcGIS Enterprise için Active Directory Entegrasyonu

ArcGIS Enterprise yapısı içerisinde ArcGIS Server kullanıcılarınızın yönetimi, güvenlik konusunda dikkat edilmesi gereken konulardan biridir. ArcGIS Server içerisinde farklı rollerde ve yetkilerde kullanıcılarınızı sıfırdan oluşturabilir, yönetici, yayıncı görüntüleyici gibi yetkilerle bu kullanıcıların içerik yönetimini kolaylaştırabilirsiniz. Bir diğer yol ise kurumunuz için kullanıcı yönetiminizi sağladığınız sistem ile ArcGIS Server’ınızı entegre edebilirsiniz. Böylelikle kurumunuz içindeki yetki dağıtımını ve kullanıcını yönetiminizi uygulama kullanımına da aktarabilirsiniz. Böylelikle kullanıcılarınız domain içerisindeki adları, bilgileri ve şifreleri ile ArcGIS Server ortamına bağlantı kurabilir.

Yazımızda ArcGIS Server ile entegre edebileceğiniz kullanıcı deposu seçeneklerinden biri olan Active Directory (AD) yapısından bahsedeceğiz. ArcGIS Enterprise mimarinizde web-katmanlı yetkilendirme işlemi için Tümleşik Windows Doğrulaması (IWA-Integrated Windows Authentication) yolunu kullanabilirsiniz. Kurumunuzdaki Microsoft Active Directory yapısını ArcGIS Server’a aktarmak için aşağıdaki işlemleri tamamlamanız yeterlidir. Eğer ArcGIS Server’ınızı Portal for ArcGIS ile federe bir şekilde kullanıyorsanız; Portal for ArcGIS yazılımınızı Active Directory yapınız ile birlikte çalıştırmanız gerekmektedir.

ArcGIS web servislerinizi IWA ile güvenli hale getirmek için ArcGIS Server yazılımınızı Windows için ArcGIS Web Adaptor (IIS) bağlamanız gerekecektir. Bu işlemi yaparken Web Adaptor üzerinden yönetici erişimini aktifleştirmeniz çok önemlidir, bu sayede Active Directory kullanıcılarınız ArcGIS Desktop üzerinden ArcGIS Server’a bağlanabileceklerdir.

Görsel 1 : ArcGIS Server – AD Şeması

Active Directory Entegrasyonu İçin Web Adaptor Ayarlarının Yapılması

Active Directory kullanıcılarınızı ArcGIS Server içerisine aktarmadan önce IIS Manager üzerinden bazı ayarlar yapmanız gerekmektedir.

  • Başlat>Windows Administrative Tools>Internet Information Services Manager’ı açınız
  • Sol sekmedeki Sites>Default Web Site altında Web Adaptor’ünüzü açınız. Varsayılan olarak Web Adaptor adı “arcgis” olarak gelmektedir, eğer farklı bir isim kullandıysanız onu seçiniz ve “Authentication” panelini açınız

Görsel 2 : Internet Information Services Manager Arayüzü

Anonymous özelliğini “Disabled” Windows Authentication özelliğini “Enabled” duruma getiriniz ve IIS Manager’ı kapatınız

Görsel 3 : Internet Information Services Manager Yetkillendirme Ayarları

ArcGIS Server Yapılandırması

Active Directory kullanıcılarının tanıtılması sürecinde Web Adaptor ayarlarının düzenlenmesinin ardından ArcGIS Server Manager arayüzünde bazı işlem adımları yürütülmelidir.

  • ArcGIS Server Manager arayüzüne birincil yönetici hesabımızla giriş yapıyoruz
  • Security>Settings sekmesinden “Edit” butonuna tıklıyoruz ve “Configuration Settings” kısmına geliyoruz
  • “User and Role Management” sayfasından “Users and roles in an existing enterprise system(LDAP or Windows Domain) seçeğini işaretleyerek “Next” butonuna tıklıyoruz
  • Enterprise Store Type sayfasında Windows Domain’I seçiyoruz
  • Windows Domain Credentials sayfasında yetkili bir kullanıcı ile giriş yapmanız gerekmektedir. Bu kullanıcının şifresinin “password does not expire” şeklinde ayarlanmış olması önerilmektedir.
  • “Authentication Tier” sayfasında ise “Web Tier” seçeneğini işaretliyoruz. “Web Tier Authentication”ı web katmanlı yetkilendirme olarak düşünebilirsiniz. ArcGIS Server’a erişim için Web Adaptor’ün üzerinden bağlantı kurulmasını sağlayarak, yani araya bir katman daha ekleyerek “Anonymous” erişimlerin engellendiği ve yalnızca Windows Domain hesaplarının kullanıldığı bir sistem yaratmanızı sağlar.
  • Sağladığımız bilgileri kontrol ederek işlemi tamamlayabiliriz

Kullanıcıların ve Rollerinin Kontrolü

ArcGIS Server Manager arayüzü üzerinden Windows Active Directory sunucusunu tanıtmamızın ve yapılandırmamızın ardından Active Directory içerisindeki kullanıcıların ve rollerinin kontrolünü sağlayabilirsiniz. Böylelikle yetkilendirme işlemlerinin doğruluğunu bir kez daha kontrol etmiş olursunuz.

  • ArcGIS Server Manager arayüzünde yeniden Security>Users sekmesini açınız
  • Burada kullanıcılarını doğrulayabilirsiniz. Eğer Active Directory yapınızda birden fazla domain varsa ArcGIS Server makinenizin ait olduğu domainde bulunan kullanıcılar gözükecektir. Diğer domainler altındaki kullanıcıları görüntülemek istediğinizde “Find User” alanında “[domain adı]\ “ dizesi ile arama yapabilirsiniz
  • Son aşamada kullanıcılara doğru rollerin atanmış olduğundan emin olmalısınız

ArcGIS Server yazılımı kullanıcıları ve rollerini servislerin performansını optimize edebilmek için önbellekte 30 dakika boyunca tutmaktadır. Bu süreyi arttırmak veya azaltmak isterseniz ArcGIS Server Administrator Directory>System Properties altından “minutesToCacheUserRoles” sekmesinden düzenleyebilirsiniz.

                      Esri Türkiye, 2018

Yerelleştirme Nedir? Çeviri ve Yerelleştirmede Yaşanılan Sıkıntılara Genel Bakış

Yerelleştirme Nedir? Çeviri ve Yerelleştirmede Yaşanılan Sıkıntılara Genel Bakış

Öncelikle bugünkü yazımda size yerelleştirme uzmanları olarak ne iş yaptığımızdan biraz bahsetmek istiyorum çünkü insanlar “Ne iş yapıyorsun?” diye sorduklarında, “Yerelleştirme uzmanı” olan cevabım onları tatmin etmediğinden ayrıca açıklama yapmak durumunda kalıyorum. Ne iş yapar bu yerelleştirme uzmanları? Şöyle açıklayayım: çevirmenlerin yaptığı çevirileri kontrol eder ve kendi ülke/şehir/yörelerine ve hedef kitleye uygunluğa göre çevirilerin düzenlenmesini sağlar. Yani bir bakıma çeviri kontrolörü, editörü. Bir çevirmen çeviri yaparken dokümanın çevirisinin hedef dilin ülkesine uygunluğunu genelde düşünmez, düşünse bile her ayrıntıya dikkat etmesi çok mümkün olmaz ve ona göre uyarlamalar yapmaz, bu yerelleştirme uzmanlarının işidir. Örneğin, bir roman çevirmeni romanı çevirirken isim ve koşulları yerel dile uygun hale getirmez, bunu gerekli ise yerelleştirme uzmanı yapar. Yani yerelleştirme uzmanı hedef dile uygunluğa hakim olmanın yanı sıra, hedef kitlenin kültürüne de hakim olmalıdır.

Her şeyden önce, ürün, hizmet ya da markanın doğru ve uygun bir şekilde konumlandırılması ve yansıtılması hem üreticinin güven kazanmasını sağlayan hem de tüketici sadakatinin kazanılmasında etkin rol oynayan bir durumdur, bunun için de birebir çeviri yerine yerelleştirme kullanılması çok daha mantıklı ve uygundur. Her şeyin çok hızlı geliştiği, değiştiği, yavaş olanın geride kaldığı içinde bulunduğumuz teknoloji çağında; söz konusu olan sanayi, seri üretim, teknoloji, uygulamalar ve ürünler olunca aynı anda hem hızlı hem de kaliteli çeviri yapmak çok mümkün olmuyor çünkü birden fazla çevirmen işin içine giriyor ve böyle bir durumda herkes elinden gelenin en iyisini yapsa bile birden çok insanın işe katılması durumundan dolayı çeviri kaliteleri düşebiliyor. Zamana karşı yarıştığımız çağımızda hızlı bir şekilde yetiştirilmesi gereken ürün ve doküman çeviri ve yerelleştirmeleri birden fazla insana zorunlu olarak verildiğinde metnin çeviri şekli değişiklik gösterebiliyor, farklı kelimeler, terimler farklı çevirmenler tarafından farklı karşılıklarla çevrilebiliyor ve bu süreçler marka ve şirketler için başa çıkılması zor bir hal alabiliyor. Bu süreçlerin hepsi bir araya geldiğinde ise şirketler ve distribütörler uygulama ve dokümanları kendi dillerinde değil ana dilinde kullanmayı tercih ediyorlar.

Bunlara ek olarak bir sözcüğün ana dil ve hedef dilde birden fazla bağlamda kullanılabilmesi ve bu bağlamların farklı dillerde farklı sözcüklerle ifade edilmesinden dolayı birçok karışıklık ve yanlışlık meydana gelebiliyor. Kişiler ve kurumlar arasında sözcüklerin kullanımı ile ilgili yaşanan ters düşmelerden ve uyuşmazlıklardan dolayı kelimeler farklı karşılıklarla çevrildiğinde karşımıza hoş olmayan bir dil anlaşmazlığı, uyuşmazlığı çıkıyor. Örneğin; İngilizce dilinde “Legend” kelimesi için tek bir karşılık varken Türkiye’de aynı kelime “Lejant” ya da “Gösterim” olarak karşılık bulabiliyor. Bir şirketin bir belgesinde “Legend” kelimesi “Lejant” olarak çevrilip başka bir belgesinde ya da aynı belgenin başka bir satırında ise “Gösterim” olarak çevrildiğinde ortaya pek de hoş olmayan bir dil uyuşmazlığı çıkıyor. Bunun yanında, yapılan çeviri teknik ise, hedef dilin kullanıcıları teknik terim karmaşasından dolayı kafa karışıklığı yaşayabiliyorlar. Yani “Legend” kelimesinin karşılığını “Lejant” olarak bilen bir kullanıcı, müşteri, kişi aynı kelimeyi “Gösterim” olarak gördüğünde bahsedilen şeyin “Legend” olduğunu doğal olarak anlamayabiliyor.

 

Bu konuda yardım/destek alınabilecek güvenilir kurumlar elbette var, ancak yine de yetersiz kalıyorlar çünkü birden çok güvenilir kurum bulunmasından ve bu kurumlar arasında her sözcük üzerinde tam bir dil birliği ve anlaşması sağlanamadığından dolayı çevirmenlerin ve yerelleştirme uzmanlarının kafası karışabiliyor. Bazı durumlarda en güvenilir Türkçe kaynak olarak gördüğümüz Türk Dil Kurumu’nda bile her sözcüğün tam karşılığını bulmak pek mümkün olmayabiliyor.

Bunların yanında, uzun zaman boyunca bir ürünü, uygulamayı, hizmeti ana dilinde kullanmış bir kullanıcı, yerelleştirme işleminden sonra uygulamaya yabancılık çekebiliyor ve teknik terimleri anlamayabiliyor. Örneğin, ArcGIS Desktop ürünümüzü yıllarca İngilizce kullanmış bir kullanıcımız Türkçe halini kullandığında kafa karışıklığı yaşayabiliyor. Çünkü her aracın, araç kutusunun Türkçe’de tam karşılığı bulunmuyor ya da İngilizce kullanımda bir kelime ile ifade edilmiş bir araç adı Türkçe’de bir cümleye karşılık gelebiliyor, ki bu durumda da araç adını Türkçeleştirmek pek de mantıklı görünmüyor.

Tüm bu durumlar ve sıkıntılar göz önüne alındığında, çeviri ve yerelleştirme süreçlerinin zor süreçler olduğunu kabul etmek kaçınılmazdır. Bu yüzden Esri Türkiye olarak ürünlerimizin, uygulama ve hizmetlerimizin Türkçeleştirilmesi ve düzgün ve uygun bir şekilde İngilizce dilinden Türkçe’ye çevrilmesi için elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz.

Bu yazı için bir etiket bulunmamaktadır.