Yerelleştirme Nedir? Çeviri ve Yerelleştirmede Yaşanılan Sıkıntılara Genel Bakış

Yerelleştirme Nedir? Çeviri ve Yerelleştirmede Yaşanılan Sıkıntılara Genel Bakış

Öncelikle bugünkü yazımda size yerelleştirme uzmanları olarak ne iş yaptığımızdan biraz bahsetmek istiyorum çünkü insanlar “Ne iş yapıyorsun?” diye sorduklarında, “Yerelleştirme uzmanı” olan cevabım onları tatmin etmediğinden ayrıca açıklama yapmak durumunda kalıyorum. Ne iş yapar bu yerelleştirme uzmanları? Şöyle açıklayayım: çevirmenlerin yaptığı çevirileri kontrol eder ve kendi ülke/şehir/yörelerine ve hedef kitleye uygunluğa göre çevirilerin düzenlenmesini sağlar. Yani bir bakıma çeviri kontrolörü, editörü. Bir çevirmen çeviri yaparken dokümanın çevirisinin hedef dilin ülkesine uygunluğunu genelde düşünmez, düşünse bile her ayrıntıya dikkat etmesi çok mümkün olmaz ve ona göre uyarlamalar yapmaz, bu yerelleştirme uzmanlarının işidir. Örneğin, bir roman çevirmeni romanı çevirirken isim ve koşulları yerel dile uygun hale getirmez, bunu gerekli ise yerelleştirme uzmanı yapar. Yani yerelleştirme uzmanı hedef dile uygunluğa hakim olmanın yanı sıra, hedef kitlenin kültürüne de hakim olmalıdır.

Her şeyden önce, ürün, hizmet ya da markanın doğru ve uygun bir şekilde konumlandırılması ve yansıtılması hem üreticinin güven kazanmasını sağlayan hem de tüketici sadakatinin kazanılmasında etkin rol oynayan bir durumdur, bunun için de birebir çeviri yerine yerelleştirme kullanılması çok daha mantıklı ve uygundur. Her şeyin çok hızlı geliştiği, değiştiği, yavaş olanın geride kaldığı içinde bulunduğumuz teknoloji çağında; söz konusu olan sanayi, seri üretim, teknoloji, uygulamalar ve ürünler olunca aynı anda hem hızlı hem de kaliteli çeviri yapmak çok mümkün olmuyor çünkü birden fazla çevirmen işin içine giriyor ve böyle bir durumda herkes elinden gelenin en iyisini yapsa bile birden çok insanın işe katılması durumundan dolayı çeviri kaliteleri düşebiliyor. Zamana karşı yarıştığımız çağımızda hızlı bir şekilde yetiştirilmesi gereken ürün ve doküman çeviri ve yerelleştirmeleri birden fazla insana zorunlu olarak verildiğinde metnin çeviri şekli değişiklik gösterebiliyor, farklı kelimeler, terimler farklı çevirmenler tarafından farklı karşılıklarla çevrilebiliyor ve bu süreçler marka ve şirketler için başa çıkılması zor bir hal alabiliyor. Bu süreçlerin hepsi bir araya geldiğinde ise şirketler ve distribütörler uygulama ve dokümanları kendi dillerinde değil ana dilinde kullanmayı tercih ediyorlar.

Bunlara ek olarak bir sözcüğün ana dil ve hedef dilde birden fazla bağlamda kullanılabilmesi ve bu bağlamların farklı dillerde farklı sözcüklerle ifade edilmesinden dolayı birçok karışıklık ve yanlışlık meydana gelebiliyor. Kişiler ve kurumlar arasında sözcüklerin kullanımı ile ilgili yaşanan ters düşmelerden ve uyuşmazlıklardan dolayı kelimeler farklı karşılıklarla çevrildiğinde karşımıza hoş olmayan bir dil anlaşmazlığı, uyuşmazlığı çıkıyor. Örneğin; İngilizce dilinde “Legend” kelimesi için tek bir karşılık varken Türkiye’de aynı kelime “Lejant” ya da “Gösterim” olarak karşılık bulabiliyor. Bir şirketin bir belgesinde “Legend” kelimesi “Lejant” olarak çevrilip başka bir belgesinde ya da aynı belgenin başka bir satırında ise “Gösterim” olarak çevrildiğinde ortaya pek de hoş olmayan bir dil uyuşmazlığı çıkıyor. Bunun yanında, yapılan çeviri teknik ise, hedef dilin kullanıcıları teknik terim karmaşasından dolayı kafa karışıklığı yaşayabiliyorlar. Yani “Legend” kelimesinin karşılığını “Lejant” olarak bilen bir kullanıcı, müşteri, kişi aynı kelimeyi “Gösterim” olarak gördüğünde bahsedilen şeyin “Legend” olduğunu doğal olarak anlamayabiliyor.

 

Bu konuda yardım/destek alınabilecek güvenilir kurumlar elbette var, ancak yine de yetersiz kalıyorlar çünkü birden çok güvenilir kurum bulunmasından ve bu kurumlar arasında her sözcük üzerinde tam bir dil birliği ve anlaşması sağlanamadığından dolayı çevirmenlerin ve yerelleştirme uzmanlarının kafası karışabiliyor. Bazı durumlarda en güvenilir Türkçe kaynak olarak gördüğümüz Türk Dil Kurumu’nda bile her sözcüğün tam karşılığını bulmak pek mümkün olmayabiliyor.

Bunların yanında, uzun zaman boyunca bir ürünü, uygulamayı, hizmeti ana dilinde kullanmış bir kullanıcı, yerelleştirme işleminden sonra uygulamaya yabancılık çekebiliyor ve teknik terimleri anlamayabiliyor. Örneğin, ArcGIS Desktop ürünümüzü yıllarca İngilizce kullanmış bir kullanıcımız Türkçe halini kullandığında kafa karışıklığı yaşayabiliyor. Çünkü her aracın, araç kutusunun Türkçe’de tam karşılığı bulunmuyor ya da İngilizce kullanımda bir kelime ile ifade edilmiş bir araç adı Türkçe’de bir cümleye karşılık gelebiliyor, ki bu durumda da araç adını Türkçeleştirmek pek de mantıklı görünmüyor.

Tüm bu durumlar ve sıkıntılar göz önüne alındığında, çeviri ve yerelleştirme süreçlerinin zor süreçler olduğunu kabul etmek kaçınılmazdır. Bu yüzden Esri Türkiye olarak ürünlerimizin, uygulama ve hizmetlerimizin Türkçeleştirilmesi ve düzgün ve uygun bir şekilde İngilizce dilinden Türkçe’ye çevrilmesi için elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz.

ArcMap ve ArcGIS Pro Arasındaki Python Farklılıkları

ArcMap ve ArcGIS Pro Arasındaki Python Farklılıkları

Python açık kaynak kodlu, platformlar arası kolaylıkla kullanılabilen genel amaçlı bir programlama dilidir. ArcGIS Platformu’nda ise ArcMap 10.x ve ArcGIS Pro’daki Geoprocessing araçlarının ana dili olarak kullanılmaktadır. Geniş bir kullanıcı kitlesine sahip olması sebebiyle her geçen gün geliştirilmekte ve CBS kullanıcılarının ihtiyaçlarına karşılık verebilen bir dil haline gelmektedir. ArcGIS Pro içerisinde kullanılan Python versiyonu diğer ArcGIS ürünlerinden (ArcGIS Desktop, ArcGIS Server, ArcGIS Engine) farklı bir yapıdadır. ArcGIS Pro, Phyton 3.x kullanırken ArcMap Python 2.x versiyonlarını kullanmaktadır. Python dil yapısı ana hatlarıyla korunmakla birlikte Versiyon 3’te bazı değişiklikler yapılmıştır. Bu sebeple Python 2.x versiyonu ile yazılmış kodlar ArcGIS Pro’da uyumsuzluklara sebep olmaktadır.

ArcGIS Pro’da Desteklenmeyen Araçlar

Geoprocessing araçlarının pek çoğu ArcGIS Pro’da da mevcuttur, dahası aktarma ve geliştirme aşamasındadır. Ancak, ArcGIS Pro’nun içinde şu anda yer almayan birtakım araçlar vardır. Bunlardan bazıları;
Coverage,
Data Interoperability,
Parcel Fabric,
Schematics ve Tracking Analyst araçlarıdır.
Detaylı bilgi için tıklayınız.

Kütüphanenin Yeniden Düzenlenmesi

Python 3, Python 2 ‘nin kütüphanesinden farklı olarak önemli bir yapılanma içerir. Bu değişiklikler fonksiyonların çoğunun farklı lokasyonlara taşınmasından veya yeni bir modülün parçası olarak yeniden adlandırılmasından kaynaklanmaktadır. Eğer iki versiyonu da destekleyecek kodlara ihtiyacınız varsa bu gibi farklılıklarla başa çıkacak esnek importlar (içeri aktarma) kullanmalısınız. Bu işlemi Pro’da kullandığınız girdilere isim vererek yapabilirsiniz.

Print Komutu

Bir diğer önemli değişikliklerden biri çok sık kullanılan print komutudur. Python 2 versiyonunda kullanılan print statement ArcGIS Pro içerisinde kullanılamamaktadır. Ancak, yeni güncellemelerle beraber gelen print fonksiyonu her iki versiyonda da kullanılabilmektedir.

Import Yaparken Yaşanabilecek Sorunlar

Phyton 2 kodlarınızı Phyton 3 kurallarına göre yazdırmak için kod satırının en başına __future__ yazmanız gerekmektedir. Örneğin, Python 3’te yer alan print fonksiyonunu çağırmak için from __future__ import print_function kullanılmaktadır.

Sözlükte Yapılan Değişiklikler

Aşağıda yer alan kodlar Python 3’te değiştirilmiştir.

ArcMap ArcGIS Pro
dictionary.iteritems() dictionary.items()
iteritems items
xrange range

 

String ve Encoding Kurallarındaki Değişiklikler

Python 3’de tırnak içerisinde yazılan her şey Unicode string olarak tanımlanmaktadır. Ancak aynı kural Python 2 içerisinde geçerli değildir. Bunun için Python 2 içerisinde unicode_literals import edilmesi gerekmektedir. Bu sayede tırnak içerisindeki her şey Unicode olarak okunacaktır.

from __future__ import unicode_literals

Desteklenmeyen Veri Formatları

ArcGIS Pro’nun geliştirilmeye başlanmasıyla beraber bundan sonra pek çok veri formatı desteklenmemeye başlamıştır. Bunlardan bazıları aşağıda yer almaktadır.

Raster catalogs
Geometric networks
Topologies
Schematic datasets
Geodatabase servers
ArcMap document templates
ArcReader documents
Graphs
Tiled map packages
Personal geodatabases

 

Modül Güncellemeleri

Mapping Modülü

ArcGIS Desktop tarafında yer alan arcpy.mapping alt modülü ArcGIS Pro’da isim değiştirmiş ve arcpy.mp adını almıştır. Bu değişiklik ile modülün kabiliyetlerine esneklik kazandırılmıştır. Harita otomasyonuna ek olarak arcpy.mp proje seviye yönetimi sağlamaktadır. ArcGIS Pro’da acpy.mp in görevlerinden biri de harita dokümanının (.mxd) aksine proje dosyasına (.aprx) erişmektedir. ArcMap tarafında bu işlem arcpy.mapping.MapDocument(mxd_path) komutuyla sağlanırken, Pro’da komut ismi arcpy.mp.ArcGISProject(aprx_path) olarak değişmektedir. Aynı şekilde List fonksiyonlarının da ismi kısaltılmış ve basitleştirilmiştir. Aynı işlemleri gerçekleştirseler de ArcMap için yazılmış olan bu kodların ArcGIS Pro için düzeltilmesi gerekmektedir. Detaylı bilgi için tıklayınız.

ArcGIS Desktop tarafında katman dosyaları “.lyr” uzantısına sahipken ArcGIS Pro tarafında bu uzantı ismi “.lyrx” olmaktadır. “.lyrx” dosyaları birden çok katman veya grup katmanları içerebilme özelliğine sahipken “.lyr” dosyası tek bir katman veya katman grubu depolayabilmektedir. ArcGIS Pro .lyr dosya formatını okuyabilmekte olup dosya formatını çevirmek için arcpy.management.SaveToLayerFile() komutu kullanılmaktadır.

Veri Kaynaklarının Güncellenmesi

ArcGIS Pro ile bir katmanın veya tablonun veri kaynağını değiştirmek için uygulanması gereken metodlar ve parametreler değişmiştir. arcpy kütüphanesindeki scriptler dosyalarınızı tek tek açmak yerine hepsini birden güncelleyebilme imkanı sağlamaktadır. Detaylı bilgi için tıklayınız.

Network Analysis Modülü

ArcGIS Desktop tarafında kullanılan arcpy.na komutları, Pro’da farklılıklar göstermektedir. Desktop tarafında Make Route Layer aracı kullanılırken Pro tarafında bu araç Make Route Analysis Layer ismini almıştır. Pro’da bulunan bu yeni araçlar geliştirilmiş fonksiyonlar sunmaktadır. Pro’da bulunan Network Analysis katmanları verilerini ancak File Geodatabase’de tutmaktadır. Bu sebeple verilerin saklı tutulacağı veritabanı yeni bir işlemden önce değiştirilmelidir. İşlem adımlarıyla ilgili detaylı bilgi için tıklayınız.

Analyze Tools For Pro

Python kodlarınızı hem 10.x’de hem de ArcGIS Pro’da veya sadece ArcGIS Pro’da çalışacak şekilde güncellemeniz mümkündür. Geoprocessing araçlarından biri olan Analyze Tools For Pro ile diğer ArcGIS ürünlerinde kullandığınız Python 2 kodlarının ArcGIS Pro’da verdiği hataları tespit edebilirsiniz. Bu araç Python 2to3 özelliği ile göç ettirilen kodlardaki sorunları tespit eder, ArcGIS Pro’ya taşınmamış araç ve fonksiyonları belirler ve uygun Python 3 komutlarına dönüşüm sağlar. Eğer kodlarınızı Python 2’den Python 3’e tek bir yönde çevirmek istiyorsanız 2to3 komutu genellikle %100 başarıyla çözüm sağlayacaktır. Bazen bu başarı %95 civarında seyretmekte ve kodlayıcı tarafından ek değişiklikler yapılması gerektirmektedir.